28 Şubat 2012 Salı

Kadınlar yattıklarıyla değil, unutamadıklarıyla uyanırlar!!!!!!!!!!!!!!

Hani dedim ya "my diary" buraya ee iyi de ben hergünümü zor yazarım valla buraya baştan söylemeliyim:)) Yazacaklarımı da fena yazmam kalemim iyidir çok şükür:)
Bugün evde oturuşumun 3;5haftasını da bitirmiş bulunuyorum...Adım atmadan da hayat sürüyor nasılsa:) Allah'tan Twittercığım var...
Canım hiçbişey yapmak istemiyor bir süredir. Sanırım üstüste kötü olayların gerçekleşmesi beni iyice bunalıma soktu..
Bugün Twitterda çok güzel bir cümle okudum ve paylaştım..Diyordu ki cümlede;
"Kadınlar yattıklarıyla değil, unutamadıklarıyla uyanırlar!!!!!!!!!!!!!!"
Sanırım bu zamana dek duyğum en güzel cümlelerden birisi bu.
Bir kadın ve bir erkek bir ilişki yaşamaya başlarken,asla ve asla başka tenlere de dokunacaklarını akıllarına getirmezler.Hele ki kadınlar asla!...
Ama birgün gelir ilişkinin adrenalin kaybı,aldatma,saygı bitişi,aile fonkiyonları,davranış bozuklukları,taraflardan birinin aşkının bitmesi,başka birine heyecan duyma (ki büyük olasılıkla bu erkek tarafı olur genelde)ve bunun gibi daha birçok nedenle bitiverir o midemize kaçan kelebeğin hikayesi:))
Sonra kadın da üzülürrr,üzülür,ağlar,zırlar,içer,bayılır falan piskozlarından sonra birgün o adamdan başka birine de inceden heyecan duyabilir..Hatta belki de beraber olabilir her ne kadar adam zaten 1788. sevgilisine geçmiş olsa da....Ve aslında kadın unutmamış olsa da,unutmuşu oynamak durumunda kalsa da....Denemek ister,dener başka tende uyumayı....
Yine o tende mi UYANIR? Hayır!.... Çünkü yürekteki titreşimi sadece kadın bilir,kadın bilebilir!Başka kimse onun ne hissettiğini hissedemez!..
Bir de o adam duyar mesela diğer adamı Olur ya hayat bu...
Birşey diyemez,diyecek en ufak bir hakkı dahi yoktur çünkü!Ancak ince laf dokunuş darbeleriyle şakaya vurur gibi yapar.Yapar da ne fayda?
Güzel başlayan bir ilişkinin afedersiniz ama zaten hal ve hareketleriyle,özgür willy tavırlarıyla içine edip,ceketini alıp giden o'ydu zaten....
Ama erkek daima ayrılmış bile olsa ister ki o ne halt yerse yesin,kadın otursun,beklesin..Ha gider evlenir falan gene bile dursun beklesin diyenine bile denk geldim:))
Yakın erkek arkadaşlarım hem sevgililerine azap çektirdiler zamanında,hem de hazmedemediler başka tende uyumalarını duyduklarında!...
Bu ne perhiz bu ne lahana?:))
Yani aslında diyeceğim şudur ki;her yürek mert olamaz..Ya mert ya namert olur!...
Ben dilerdim ki sevgilim bana heyecanı bitince de açıkca söylesin,bende  de biterse söyleyebileyim mesela..
Kalleşçe sırttan vurma operasyonlarına,dansöz kıvırtmalarına bence hiç gerek yok! Olmuyorsa olmaz arkadaş!Zorla aşk mı olur zaten?
Biten ilişkinin ardından;kadın da istediğiyle olabilir,adam da...Şu 3 günlük;cennet ve cehennemi bir arada yaşadığımız dünyada!Ha belki de gün gelir döner dolaşırlar ikisi de kıymet anlarlar veya zedeleyen taraf kıymet anlar diyeyim... İşte o zaman;boşlukta her ne yaşandıysa yaşandı der,çeker süngeri adam gibi!Takar koluna kadınını!....Hani racona ters bir durum gibi geliyorsa şimdi yazdıklarım size,bana inanın o şunu der,bu bunu der diyerek ömrümüzü yedik bitirdik zaten!Herkes bir aynaya baksın ve öyle yargılasın zaten etrafını! Herkes Meryemana,herkes Brave Heart olamaz!...Erkek başka tene dokununca eminim geçmiş ilişkisinin heyecanlıyla dokunduğu da oluyordur kimine,ama inanın bana hala unutmamış bir kadın....Kalbiyle dokunmuyordur!Yattığı adamla,uyandığı adam birbirinden iki farklı adamlardır onun için.
Biz ne işkilere duyduk,bildik,biliyoruz da..............Önündeki kaba bakacak herkes demeliyiz bence!:)
*Sülük kadınlara da bilare tav oluyorum...Adam seni istemiyor belli ki,veya yanlız kalınca bir msj,bir gülüş...Hay Allah'ım yaaaa de gettt!....Haftanın diğer günlerinde pişti mi oynuoo bu adam?niye sen istediğinde yokk yanında be kadın?
Neyse bu kadar vıdı vıdı yeter:)
Bu konuya ayrıca girerim birgün.....

Sevgiyle Kalın.....

26 Şubat 2012 Pazar

SÖZÜN BİTTİĞİ YERE YİNE UĞRADIK!..

 Bildiniz değil mi sizde?Hani o'sözün bittiği yer deriz,söylenebilecek en ufak bir kelime,bir teselli bulamadığımız,çaresizliğin ta dibine gömüldüğümüz bir zaman dilimidir "ölüm acısı"....
Birçoğunuz ya ailesinden bir sevdiğini,ya da bir arkadaşını muhakakkak kaybetmiştir hayatı boyunca. Ve hep ama hep aynı duygulardır genellikle yaşanılan:(
En fenası da "özleyecek olmaktır"....Anılarımızdır,yaşanmışlıklarımızdır.
Ben,çok ufakken babamı kaybettik,henüz 7 yaşımdaydım. Bana inanın dün gibi anımsadığım birçok şey var o günlere ait. Anlamış mıydım acaba o zaman "ölüm acısı" nasıl birşey diye sorarsanız eğer. Gerçekten de sadece en emin olduğumun;yıllar geçtikçe,babasızlığın bir ailede önemini idrak ettikçe,güzel günlerimiz olduğunda o'nu yanımızda istedikçe,arkadaşlarım babalarıyla lunaparka gittikçe ......İşte ben o zaman anladım daha çok eksikliğin ne olduğunu....
Ama aradan yıllar geçti ve ben; 43 yaşındaki abimi kaybedince bu kez,işte o zaman çokk daha iyi anladım boğazına oturan yumru ne demekmiş!O zaman anladım sesinin tonunu unutma korkusu nasıl birşeymiş!O zaman anladım her kapı çalınışında o zannetmeler neymiş!.....O zaman anladım bir ana için evlat acısından daha büyük acı yokmuş!....

Bugünlerde ben, yine adeta bir "dejavu" yaşıyorum. Çünkü çok sevdiğim bir arkadaşımı da kaybettim,kaybettik. Kaybettik diyorum çünkü gerçekten de İzmir'de çok sevilen bir insandı Esat.
giderken ardında çok güzel anılar ve bir o kadar çok gözüyaşlı dostunu da bıraktı ailesinin yanısıra.
Hastanedeyken hergün mucize diledik,dualarımızla yalvardık Rabbim'e aslanlar gibi aramıza geri dönsün diye. Ama malesef olmadı. Belki de rahmetli abim için de dedikleri gibi "Rabbim onu da çok seviyordu,bu dünyada daha fazla yorulmasını istemedi,üzülmesini istemedi"Bilemiyorum,bilemiyoruz ki....
Hergün o hastanedeyken ortak arkadaşlarımızdan haber alıyordum durumuyla ilgili.Birgün telefonum bozuldu ve herkesin numarası gitti. Bana nasılsa ulaşırlar diye düşünsemde içim rahat etmedi ve Twitterdan bir kız arkadaşıma mesaj attım durumunu sordum. Ne acıdır ki sokak ortasındayken bana o acı mesaj geldi "şu anda kaybettik" yazıyordu mesajda...
Bunları yazarken o dakikalarımı yine yaşıyorum adeta:(
Sokak ortasında bir apartmanın duvarına çöktüm ağlamaya başladım:( Yanımda durumu bilen kızım beni telkin etmeye çabalayıp,kendisi de gözyaşlarına hakim olamıyordu. İşte o dakikadan sonra yine "sözün bittiği yere yine uğramış olduk malesef"
Benim için en zoru da cenaze anıydı. Annesini ve kızkardeşini hiç tanımıyordum ama ben onları o kadar iyi tanıyordum ki aslında:( O kadar iyi anlıyordum ki aslında...
Anneciğinde annemi,kızkardeşinde ise beni ve ablamı gördüm......
Bu acının gerçekten de tarifi yok!!!! Yaşamayan her ne kadar anladım,anlıyorum seni dese de yaşamayan kimse anlayamaz aslında.İnanın bana bu böyledir..Allah düşmanıma bile yaşatmasın bu korkunç acıyı hiçbir zaman.
Benim abim vefaat ettiği zaman başsağlığına gelen bir başka abisini kaybetmiş arkadaşım bana sarılıp;en kötüsü sesini unutmak demişti.... Şimdi benim en kıymetlilerim abimin ses kayıtları hayatımda...Unuturum korkusuyla dinliyorum hep.
Defnediltikten sonra kabristandan onu orada yanlız başına bırakmak istemeyip,hıçkırıklarla ağlayan kızkardeşini hayatım boyunca unutamayacağım sanırım:(
Aynı duyguları bizde hissetmiştik çünkü...Sanki orada korkacakmış gibi,onu yanlız bırakınca bize küsecekmiş gibi,yağmurlu havalarda,çok soğuk havalarda üşüyecekmiş gibi geliyor sanki...Ve mümkün oldukça ona gitmek istiyorsun.Unutulduğunu sanmaması için. Sonra aylar geçiyor ve birgün normal hayatına yavaştan başlayınca, birşeye güldüğün zaman vicdan azabı duyuyorsun!O nerede ve ben burada gülüyorum diye:(
Onunla bir bağlantı kurabilmeyi,rüyalarına girmesini dilemeyi deniyorsun hatta.
Kopmasın bağınız diye.Hatta kıyamıyorsun fakir fukaraya kıyafetlerini dahi vermeye,hepsini saklamak istiyorsun kokusu sindiği için..Her fotoğrafına baktığında,gözlerin dalınca sanki sana gülümsüyormuş gibi bir mesaj almaya çalışıyorsun zaman zaman.
Kısaca;özlüyorsun be!Çokk özlüyorsun gidenleri hep...
Tek avuntun,tek tesellin;birgün biryerde mutlaka kavuşacağını bekleyip,ümit etmek oluyor.
Gün geliyor kendin bu acını yaşayamıyorsun,çünkü senden bile daha  daha çok içi yanan anneni görüyorsun!İşte yine çaresiz kalıyorsun,bir teselli bulamıyorsun avutmak adına "bak çok üzüyorsun bu kadar ağlarsan onu" demekten başka.....Çünkü,biliyorsun onun daima sizinle olduğunu,eminsin..Ben eminim!...
Ardından güzel şeyler hatırlatarak gitmek,sanırım bir insan için en güzel şey olsa gerek. Ben abimden sonra bir de Esat'ın cenazesinde yaşadım bunu. 7,8 yaşlarında küçücük çocukların durmaksızın gözyaşı döktüklerine,annelerinin kendi üzüntüsünü bırakıp evlatlarını teselli etmeye çabaladıklarına,kosakoca adamların,delikanlıların hıçkırarak ağladıklarına şahit oldum bizimle beraber onu son yolculuğuna uğurlarken..
28 yaşında,melek gibi kalbi olan,ömrümde tanıdığım en cesur genç adamın naaşına el atmak için herkes seferber olmuştu. Ama tıpkı benim gibi kimse inanamıyordu aslında geldiğimiz cenazenin Esat Beşok'un cenazesi olduğuna. Ölüm,elbette kimseye yakışmıyor ama hele ki genç olunca insanın içi daha fazla acıyor. Biriktireceği daha bir dolu anı olacakken,aramızdan ayrılması gerçekten de inanılası zor bir durum çünkü.
Ben,çok mutluyum böyle bir arkadaşım olduğu için. Böylesine yürekli bir adam tanıdığım için,hayatımda olduğu için,hayatında olduğum için...Tek bildiğim,tek diyebildiğim onu asla unutmayacağımdır.Ne güler yüzünü,ne güzel anılarımızı,ne kederimde uzattığı omuzu,ne paylaştığımız sırlarımızı asla ve asla unutmamam!
Her insanın ardından denemez bu diyeceğim laf ama bu onun için çok uygundur bence;Bir Esat Beşok geçti bu İzmir'den..Heybetiyle,yüreğiyle,insanlığıyla,delikanlılığıyla,adam gibi adamlığıyla.Ve şimdi gitti belki ama; bizlerin inanın çocuklarımıza,torunlarımıza dahi gün gelip anlatacağı karakterde bir yiğit,bir aslan,bir Boşnak oğlu!.....
Seni çok ama çokk sevdim!ve eksik bir yanım var sanki sen gittiğinden beri..Kiminle paylaşacağım sıkıntılarımı bilemiyorum..Kim beni anlar onu da bilemiyorum Eso!...
Bir melek gibi yine hepimizin yanında olacağına da eminim aslında. Şimdi tek dileğim;Allah anneciğine,kardeşine ve geride bıraktığın tüm gözü yaşlı sevenlerine dayanabilme kuvveti versin yokluğuna...Bu yokluğuna kelimesini yazarken bile içim acıyor ve yine yine yumru oturuyor boğazıma....
Mekanın cennet ona eminim..Ve inşallah birgün biryerlerde yine kavuşacağız canım benim..
O gülen yüzün gözlerimin önünde gitmiyor ve gitmesin de!..
Hakkım sana sonsuz helal!Sende helal et arkadaşım!Nur içinde uyu Boşnak oğlu!