"SATİRİASİS" (SİZE YUNANCA, HARİKA BİR ŞEY DEMİYORUM AMAN DİKKAT!!.....)
Geçenlerde internette birşey arıyordum ki ,gözüme kel alaka bir haber ilişti; Bu haber içeriği Türkiye'de de bilinen bir erkek şarkıcımızın ortaya çıkan bir hastalığıyla ilgiliydi. Bu adamcağız Allah'tan yol yakınken dönmüş ve yurtdışına giderek uzun süre tedavi görmüş "SATİRİASİS" denen bu illet hastalıktan kurtulmuş....
Bu hastalık, malesef adamın aklını alıyor desem daha doğru olur. Erkek,her objeyi kadın olarak görmeye başlıyormuş. Mesela;bir çay bardağının kıvrımlarının dahi bir kadının kıvrımlarını anımsattığını dile getiren hastalarla karşılaşılmış zaman içerisinde...
Erkek; günde 10 defa bile sevişmeyi isteyebilirmiş. Ancak öncelikle belirtmeliyim ki; Erkek cinselliği bilinmeyenlerle dolu olduğu gibi,sevişmeden zevk alan her erkek,veya "tek çiçekle bahar geçmez "edasıyla daldan dala atlayan erkekte bu hastalık yokmuş. Dünyada yapılan araştırmalar,tüm erkeklerin öncelikle bu durumlarıyla gurur duyduklarını belirlemişler. Ancak daha sonrasında; statü kaybı, aile kaybı, iş kaybı derken... intihara kadar giden vakalarla karşılaşılmış bu hastalık yüzünden. Çünkü, iradeyi,aklı,ahlakı ayaklar altına alarak kişiyi kadın peşinde koşan bir kurt şekline getirmekteymiş. Hayata bakış açıları genellikle karamsar olurmuş bu tür hastalığı olan erkeklerin. Devamlı bir acındırma ruh hali içerisinde olurlarmış. Bu tip erkek için; kadının güzelliği, çirkinliği, konumu, sohbeti gibi önemli detayların asla önemi olmazmış mühim olan eylem olurmuş. Farklı eşlerle cinsel etkinliklere girme dürtüsünü yenemediklerinden dolayı, bu iş bir bağımlılık haline gelmiş araştırmalar sonucunda. Genelde 25- 50 yaş arasındaki erkeklerde görülürmüş.
Kadından kadına koşan, günümüzde "playboy" tabir edilen erkeklerin, gerçekte çocukluktan başlayan çok önemli sorunları olduğunu düşündüm hep ben. Sadece ben değil, bir çok psikolog da bunu düşünüyor yaptığım araştırmaya göre. Halbuki ,skor peşinde koşarken bir yandan zafer kazandığını düşünen erkeklerin aslında ciddi ciddi altta yatan aşalık duygularını saklama çabalarını hissettim daima. Ne mutluyum ki internette de bunu onaylayan doktorlar buldum:)
Haklıymışımmmm yaşasın!...En önemli konu da bu hastalığa yakalanmış erkeklerin gelişmiş ülkelerde yaşayan, ama alt seviyeden gelmiş olan erkekler olduğu saptanmış. Ne garip ki psikiyatristler de playboyların içinde bilinçdışı homoseksüalite olduğunu, bu eğilimlere karşı savunma olarak zorlantı çizdiklerini düşünürlermiş genellikle.
Eeeee zaten sonunda olacağına bakın yani...Doyumsuzluk,tatminsizlik adamı herşey yapar valla!....
Bunun yanında sizler için araştırdım;
Satiriasis hastalığının başlıca nedenlerinden bazıları aşağıdakilermiş:
*Çocukluğunun sevgisiz veya düzensiz bir ortamda yaşanmış olması
*Ruhsal bozukluklar
*Kalıtım yani genetik faktörler
*Organik beyin hastalıkları vb...
EN ÖNEMLİSİ TEDAVİSİ VAR MIYMIŞ BU SATİRİASİS'İN??..
Çokkkk zormuş...Psikoterapi, ilaç tedavisi derken minimum 6 ay zaman alıyormuş... Eee bunu da ben eklemem lazım en önce; hasta, yürekten adam gibi adam olmayı istemelidir muhakkak.
Psikolog Doç. Dr. Cem Keçe;
"Eğer,kendimi seks yapmaktan alamıyorum, günün her saatinde fantazilerle geçirdiğim oluyor , işlerimi de artık aksatıyorum, arkadaşlık ilişkilerim de zarar gördü ve ben bundan suçluluk duymaya başladım. Sabah başka, öğlen başka kadınla oluyorum. Eve gidince de karımla birlikte oluyorum. Ailemle yada dostlarımla vakit geçirmek varken, hangi kadınla buluşsam diye düşünüp, plan yapıyorum"diyorsanız uzmana danışmanız gerekiyor demiş beyler!....
Bir de örnek vermiş;
"Hiperseksüalite terimi ilk olarak John F.Kennedy'nin ‘‘dört saat seks yapmadan duramam’’ sözüyle gündeme geldi. O dönemde böyle bir hastalık bilinmediği için ancak yıllar sonra tanısı konabilmiş. Kennedy, hiperseksüel bir erkekti. Kardeşi Edward Kennedy'nin seks bağımlılığı ise sevgilisiyle kaza yapınca ortaya çıkmış ve siyasi hayatı sona ermişti" diye.
Yani ne diyoruz?...atın ölümü arpadan olmasın bence dikkatli olmakta fayda var limitlere:)))
Sevgiyle kalın.....
Var sa sevgilinizle kalın, evliyseniz eşinizle kalın diyelim o halde....
2 yorum:
sizce de fazla tek taraflı değil mi?
evet yazılanların bir çoğu erkekler için çok doğru tespitler, fikirler kısmına kesinlikle katılıyorum ama bilimsel gerçek kısmıysa fazla taraflı...
mesela aynı erkek davranışlarının anormalliği gibi, kadın psikloljisinin karmaşası ve tutarsızlığı üzrine de yüzlerce bilimsel tesbit bulunabilir..
dediklerinize katılmakla beraber küçük bi sorum var;
bu hastalığın ortaya çıkıp büyümesi için en önemli etken olan kadın'ın hiç mi payı yok...
erkekleri bu denli saçmalamaya iten davranışların, onların kadınları kolay elde edebilmeleri gerçeğine dayandığını düşündünüz mü mesela..
kim ne derse desin ben hep şuna inandım, onlrca ülke gördüm bi o kadar hayatı gözlemleme fırsatım oldu ve anladım ki doğurma kabiliyeti olan aslında yönetme kabiliyetinin gerçek sahibi...
neden anneler oğullarnın çapkınlıklarına gülümserken kızları için aynı şeyi hissetmezler..?
yada neden kadınlar elde edilmesi bu kadar kolay hale geldiler?
ve en zor soru, çok az akıllı ile olsa tanıştığı bir adamın hayatında biri olduğunu yada evli olduğunu oldukça kısa zamanda anlar...peki neden devam eder...? erkeğinki tartışılmaz bir ahlak sorunudur ama oradaki ihanet erkeğin kadına ihanetimidir, yoksa kadınıın kadına ihanetimir?
bir çok yazınızı okudum..çok samimi ve gerçekler İzniniz olmadan blogunuzu inceledim ama bir iki yazı sonra gerçekten ilgimi çekti..
yinede özür dilerim..
kendinize iyi bakın
Selamlar,
İlker YALÇIN
Merhaba İlker Bey;
çok uzun bir yorum yazmışsınız o sebeple tek tek cvp vermem gerekecek sanırım:)
1)Kadınların kolay elde edilebilir olmalarından olmasın sözünüe pek katılmıyorum açıkcası.Nedenine gelince;kadın kolay elde edilince suç,kolay elde edilmeyince yine suç gibi artık bu devirde.Bunun nedeni bence erkeklerin asla hicbırseyden mutlu olamamalarına baglıyorum ben.
Kaın dürüst oluyor,şeffaf yaklasıyor ama gene yaranamıyor.Kadın ruhu fahişe cinsten oluyor(beyninde olunca bence en tehlikelisi budur bence)
Bu tarz kadınlar inanın bana etrafımda cok denk geldim,sizler tarafından baş tacı yapılıyor ne yazık ki!...
Gelelim zor sorunuza;
Erkeğin sevgili veya karısı olup da kadın bunu anlarsa belki de devam eder cunku aşık olmuş da olabilir..Aylarca evliliğini veya sevgilisi oldugunu saklamış adamlar oldu dönem dönem arkadaşlarımın hayatına girip mafettiler hayatlarını.Bu bence kadının kadına ihaneti değildir!Kadın nerden bilsin ki?
Bu başlı başına adamın şerefsizliğidir!...
ERKEĞİN KADINLARA OLAN İHANETİDİR!...
Erkek hep saçmalıyor malesef hep...Hepsi değil belki,ancak çogunlukla "AÇ" NE YAZIK Kİ..Aldatmak ruhuna işlemiş..Sadece aldatınca aslında kendilerini aldatıyorlar ve ilelebet yanlız kalmaya mahkumlardır!...
Erkek düşmanı asla degılım hayatım boyunca en yakın arkadaslarım erkek olmustur.Bilakis daha iyi anlaşmışımdır erkeklerle kadınlara nazaran..
Ama fikirlerim bunlar:)
sevgiler
Yorum Gönder