26 Eylül 2010 Pazar

İÇİMİZDE SAKLANAN MUTLULUK

İÇİMİZDE SAKLANAN MUTLULUK
Ben her zaman insanoğlunun en iyi terapistinin yine kendisi olduğuna inananlardanım. Biz insanların kendimize bile nankör olduğumuzu farkında mıyız?

Mesela harika bir ev yaptırıyoruz, muhteşem döşüyoruz, mutluyuz seviyoruz evimizi… Bir gün bir bakıyoruz ki 5 sene sonra o evimize bakan gözlerimiz sanki kör olmuş. Sıkılmışız evimizden, başka evlere bakar olmuşuz.. Halbuki bizim evimiz zaten harikaydı… Ama o bizim ya zaten sıkıldık, mutlu olmamızı gerektiren bir sebep iken artık sıkmış...

Veya büyük aşkla evleniyoruz, deli gibi seviyoruz....Yıllar sonra bir bakıyoruz tapulu mal olayına dönmüş ve gözler kaymaya başlamış başkalarına hafif hafif. Veya o da yetmemiş soruyorum size her gün dua eden kaç kişiyiz? Ve şükür eden? Yoksa başımız zora düşünce mi Allah diyenlerdensiniz...

Halbuki nefes aldığımız için, huzurlu olduğumuz için, sağlıklı olduğumuz için ve bunun gibi binlerce sebep için her gün mutlu olabiliriz. Mutlu olmak bizim içimizde saklı çünkü yeter ki onu çıkartmayı bilelim. Benim de sıkıntılarım yok mu? İnanın ki fazlasıyla mevcut. Ancak, her şeye rağmen, tüm zorluklarına rağmen hayatın yine de ufacık şeylerden bile mutlu olabiliyorum... Olmam gerekli. Eğer olmazsam,o tebessümü yaratacak bir küçük tılsımı bulmazsam, kötümser bakarsam ve pesimist yaşarsam o zaman bu hayat gerçekten de çekilmez olacaktır bana göre.

Etrafımda arkadaşlarım var evliler, mutlular, çocukları da var eşleri çok güzel ama hala akılları sokakta, gezmekte tozmakta, zamparalık yapmakta ve bana mutsuzum diyorlar. E be adam harika bir ailen var, muhteşem evladın ya da evlatların var, mutlu olman için sebep değil midir bu sence? Herkes huzuru ararken şu dünyada ne diye zorlaştırırsınız ki hayatı? Ufacık bir heyecan uğruna değecek mi üzmeye, üzülmeye....
İşte çok mutlu olmak da batıyor biz insanoğluna maalesef.

Ha gerçekten mutsuzsak elbette bitmeli evlilikler ben çocuk uğruna zorla huzursuz bir aile ortamına ne olursa olsun karşıyım. Mesela benim yine bazı arkadaşlarım var ne zaman konuşsak nasılsın derim cevap bir kere bile iyiyim olmamıştır...İnanın ruhumu karartıyor öyle insanlar benim!

Ya da yine bazı arkadaşlarım vardır; hayatlarında mutsuz olmalarını gerektirecek bir şey yok. Her şeyleri yerinde; sağlık, huzur, mutluluk, para, kariyer, dostluk, aile ne istersen tıkırında gidiyor maşallah... Ancak, mutsuz olmak için ufacık bile bir şey yaratabiliyorlar ne yazık ki... Ama bu niye biliyor musunuz? Doyumsuzuz biz insanoğlu, tatminsiz oluyoruz bir süre sonra hele ki her şey güzel olunca muhakkak bir arıza arıyoruz!

Şimdi sizlerle çok güzel bir hikaye paylaşmak istiyorum bu konuyla ilgili lütfen çok dikkatli okuyunuz. Eminim hepimize güzel bir şeyler hissettirecektir...

İnsanoğlu mutluluğu hep hor kullanıyormuş... Hep şikayetçi hep bıkkınmış...
Bir gün melekler mutluluğu saklamaya karar vermişler.
" Saklayalım, zor bulsunlar. Zor buldukları için belki kıymetini bilirler " diyerek
başlamışlar tartışmaya. Sorun büyükmüş. Mutluluğu saklamak kolay değilmiş çünkü. Kimisi " Everest'in tepesine saklayalım " demiş, kimisi " Atlas Okyanusu'nun dibine" demiş."Tac Mahal'in kubbesi, Mekke sokakları, İtalyan sofrası, bir hastanenin yeni doğan odası,dondurma külahı, şarap şişesi,sigara paketi, lale bahçesi... "Pek çok yer düşünmüşler ama hiçbiri yeterince zor gelmemiş... Derken meleklerden biri "İçlerine Saklayalım" demiş.

"Kimsenin aklına gelmez içine bakmak" İşte o gün bugündür mutluluk insanın kendi içinde saklıymış. Hiçbir mutluluk kolay gelmiyor. Kolay kolay gülmüyor insanın yüzü...
Emekte ve insanın içinde saklı mutluluk. Ne başkasının ekmeğinde, ne başkasının evinde, ne de başka bir şeyde. Bu yüzden gözünüz hep içeride olsun.

Dilerim ki 2009 senesindeki tüm sıkıntılarımız eskide kalsın ve 2010 senesi bütün güzellikleri beraberinde getirsin! Her dileğinizin gerçek olacağı, sağlıklı, huzurlu ve mutlu nice nice seneler bizlerin olsun.

Sağlığımız ve huzurumuz yerinde, sevdiklerimiz dibimizde, paramız cebimizde, mutluluklar 2010'da elimizde olsun!

Bu haber 2759 kere okundu.

Hiç yorum yok: