17 Şubat 2011 Perşembe

YARALI AMA GÜÇLÜ KADINA AŞIK OLAN ADAM!!!....







Daha evvel yazdığım yazım;”Yaralı ama güçlü kadınlar” adı altındaydı. Fakat,internet sayfamıza gelen ilginç bir okuyucu yorumu bana bir kere de olaya başka gözle bakmam gerektiğini hatırlattı.Bu gelen yorumda;”Sevgili Peri:)); yaralı ama güçlü kadına aşık olan bir erkek ne yapmalı?”diye yazıyordu.


Gerçekten de yazılarımı okuyanlar gayet iyi bilirler ki ben genellikle kadının gözünden,kaleme alırım hep yazılarımı.Erkeğin gözünden kaleme almış olduğum sadece bir adet yazım bulunmaktadır.

Onu da daha evvel facebook sayfamda paylaşmış bulunup,başıma gelmeyen kalmamıştı.Bilenler bilirler….

Bir başka sefer sanırım o yazımı da okumayanlar için koyacağım sitemize.

Şimdi gelelim asıl konumuza; bir kadın var hayatı zorluklar içinde, zamanında aşk nedir gayet iyi bilmiş, tanımış, içine sindire sindire yaşamış olan.

Bu kadın öyle bir kadın ki üzerine ki sorumluluklar artık zaman zaman omuzlarını acıtacak kadar ağır geliyor ona….

Ama her yaşadığından genede mutlu olabilecek bir pay çıkartabilmiş,hayatla barışmış,acıyı özümsemiş,dertlerin en büyüğünün sağlık sorunu ya da ölüm olduğunun bilincine varmış bir kadın var….

Bir de bu kadına aşık bir adam mı var?.....

Bu adamın yapması gereken en önemli şey elbette ki,bu yaralı ama güçlü kadının özüne inebilmek,onu sindirmek olacaktır içine.Yaşantısını,sorumluluklarını,acısını,kederini,gözyaşlarını gerekirse silebilmektir.Bunlarla başlar güven köprüleri kurulmaya bence ilişkide…


Kendimi Güzin abla gibi hissettiğim bu yazımda gerçekten de sanki tek bir okuyucuma seslenir gibi hissediyor olsam da, muhakkak bu gibi başka kişilere de kılavuz olabiliyorumdur diye düşünüyorum.


her şeyden önemlisi, zordur taşıyabilmek "güçlü kadını" aslında.


Çünkü güçlü kadın bir çok ortamda genellikle hakimdir konuya, atmosferi aydınlatır enerjisiyle…


Her erkek bunu kaldıramayabilir,bana göre kendinden son derece emin bir adam ise böyle bir kadını ancak taşıyabilir. Çünkü,rahatsızlık duyan erkek aslında kendi olmak istediğinin ama olamadığının dişi halini karşısında görüyor olmaya tahammül edememektedir.


İşte bu noktada,çevremdende gördüğüm tecrübelere dayanarak şunu söyleyebilirim ki,o tarz erkekler genellikle aşıkta olsa o güçlü kadına,yaralı oluşunu da hiçe sayarak devamlı suretle ezme çabasına girerler.Arkadaş topluluğunda,ev içinde veya kısaca her yerde diyebiliriz.


Çünkü amaç;kadını komplekse sokmaktır.Hazmedemezler bir kadının ondan bile daha dik durabilmesini,ayakları üzerinde durup sendelese bile düşmemesini,olur ya düşse bile yeniden ayağa kalkabilmesini!...


Kimi erkek başarılı olur bu konuda,çünkü o’ güçlü kadın belki de ayakları yerden kesilmiş o’ aşık adama,onun ona aşık olduğundan daha da fazla aşıktır….


Kadın erkeğini bir geyşa misali dinler hep,saygı duyar fikirlerine çünkü..


Ve işte o zaman;o güçlü kadın maalesef o’ olmaktan çıkar!....


Benliğini,kimliğini kaybetmekte olduğu anlara girer…..


Her birey ister kadın,ister erkek adı üzerinde birer bireydir.


Ayrı aile,ayrı yetiştirilme tarzı,ayrı kültür,hayatla ayrı başa çıkabilme yeteneği olunca,nasıl olur da müsaade edilsin kimlik kaybına!neden???...


Peki ya kaybedilecebilecekler?


Kariyer?iş ortamı?arkadaşlar?öne gelen imkanlar?.....................






Hiç yorum yok: