13 Ocak 2013 Pazar





GİDENE ASFALT BİLE DÖKERİZ!.. MAKSAT RAHAT YOL ALSIN!:)

Herşeyden önce, Sacitaslan.com'daki Pazar günü yayınlanan ilk yazım sonrası Twitter'daki güzel iltifatlarınız, gelen okuyucu mailleriniz için hepinize sonsuz teşekkürlerle başlamak istiyorum bugün. Ve içlerinden birisi; kendisi benim eski dostumdur, bir dönemin en popüler, en eğlenceli Dj.lerinden Çağan Yüce Uçer'in benden bir ricası doğrultusunda bu başlıkla yazmak istiyorum bu kez yazımı.

Bana Twitter'dan "gidene,asfalt bile dökeriz..Maksat rahat yol alsın" başlıklı bir köşe yazısı yazarsan neler yazarsın merak ediyorum dediği için onu kırmıyorum ve bakalım neler yazarmışım diye start veriyorum yazıma:))

Hepimizin hayatında hiç gitmeyecekmiş gibi bellediğimiz birisi veya birileri olmuştur. Bu kimi zaman bu bir sevgili, kimi zaman bir dost veya dost zannetiğimiz.... Kimi zaman bir eş olmuştur.
E peki ne olmuştur sonrasında? Gün gelmiştir ve o kişi gitmiştir arkasına bile bakmadan bile.

Bazen bizlerin hataları, bazen bencillikleri,bazen nankörlükleri,bazen baştan çıkmaları gibi bilimum nedenlerden dolayı yol almışlardır hayatlarımızdan.

Terkedilmek... Özellikle bir sevgilinin terketmesi hissi, aşık olduğumuz kadının veya adamın terketmesi hissi tarifi pek mümkün olmayan birşeydir.
Hani sabah uyandığımızda ondan günaydın mesajı gelmeyince yataktan kalkmayı istememek, veya gece yine ondan iyi geceler mesajı gelmeyince uyku girmemesi gibi gözlerimize....
Önceleri, "beni uyuyutun" deriz .Sanırız ki; uyuyunca geçecek herşey, geçecek özlem! (ki ben öyle demiştim bundan seneler önce) Uyutun ki, bir kaç sene sonra uyanayım. Ben ancak bu şekilde katlanabilirim, hayatıma kaldığım yerden devam edebilirim demiştim.

Kolumu kesmişlerdi sanki,ya da sol yanımda korkunç bir ağrı vardı. Bunları dile getirince o dönemler, bana ayrılık konusundaki daha tecrübe sahibi büyüklerim ve dostlarım ; "bekle.... zaman en güzel ilaç demişlerdi" İyi de uzaktan konuşması kolay!... Nasıl geçecekti ki bu zaman?.....

Kapatsaydım gözlerimi bir kaç sene ne iyi olacaktı oysa!
Olamadı tabiki,olamadı... Seneler geçti ve şimdi ayrılığın o dönemde ne kadar isabetli olduğunun bilincine vardım. Nasıl mı? "zaman":)

Ben,normalde sosyal yaşantımda bir yere giden arkadaşlarıma bile veda edemem. Hiç ama hiç sevmem vedalaşmayı. Bunun bendeki sebepleri çok apayrı nedenlerden oluşuyor. O başka bir konu.

Ancak; aşk acısı,aşk ayrılığı için ise gerçekten de anladım ki insan hep daha genç yaşlarda sorumlulukları pek yokken, hani en büyük acıyı bacağındaki yara sandığı yıllarda dünyanın sonu gelmiş vaziyetinde yaşarmış...

Sonra büyüdükçe, hayatın bizlere yüklediği başka sıkıntılarla boğuşurken, hele ki ölüm acısı gibi acıları da yaşayınca; gidenin, gerçekten taa yüreğinin bir parçasını da seninle beraberinde götürdüğünü hissetiğin zaman, gidenin bir daha geri gelmeyeceğine emin olduğun zaman!

İşte o zaman insan diyor ki aşık olduğu insana; "eeeehhh be! gidiyorsan git!! asfalt bile dökeriz,maksat rahat yol alasın!" veya "gidene yol veririm  ki,gelen ayakta kalmasın!":)))

Çünkü umrumuz olmaz, çünkü ben kendi açımdan gayet net biliyorum ki; ben iyi bir sevgili oldum daima, sadık oldum, gün geldi içime kaçan geyşa veya yine içime kaçan eğlenceli kız çocuğu oldum..

Bir ilişkide benim felsefem; o ilişkinin yürüyebilmesi adına sonuna dek mücadele verip, her türlü özveride bulunup, giderken arkama bakmadan yürümektir! Yapabileceğim başka birşey kalmış mıydı diye hiç düşünmem! Çünkü eminimdir. İşte bu yüzden gerekirse asfalt bile dökerim:))) Hatta kar varsa, tuz bile dökerim:)))

Kısacası diyeceğim şu ki ; zaman fısıldar kulağıma hep ; "bana bırak"! ....
Sağlığınız ve huzurunuz yerinde, sevdikleriniz dibinizde, paranız cebinizde, aşk kapınızda olsun!
Sevgilerimle;
Twitt_perisi

Hiç yorum yok: