11 Şubat 2011 Cuma

ÇÜRÜK ELMA YARIM ELMA! AMAN GÖNÜL ALMA!...

ÇÜRÜK ELMA! YARIM ELMA! AMAN GÖNÜL ALMA!



Kadınlar için ağaçtaki elma gibidir derler. Doğrudur. En iyileri en üst dallarda bulunur.


Erkeklerin çoğu düşüp incinmekten korktukları için, üst dallara uzanmak istemezler. Onun yerine yere düşmüş çürükleri toplarlar, çünkü onları elde etmek daha kolaydır. Yukarıdaki elmalar ise kendilerinde ararlar suçu ve sorarlar kendilerine “Nerede hata yapıyorum” diye. Uzun seneler evvel bana birisi bunu söylemişti. Ne kadar da doğru bir tez olduğuna yaşım ilerledikçe çok daha emin oldum aslında. Geçenlerde çok sevdiğim bir arkadaşımın facebook statüsünde yine bu anlamlı ve doğru kelimeleri okuduğum zaman, "kesinlikle son yazım için feyz aldığımı" söyledim.
Biz kadınların kendi kendimize sorduğumuz binlerce soru vardır hayatımız boyunca. En çok soruyu da kesinlikle, tercihini bizden yana kullanmaktan vazgeçen sevgilimizin, eşimizin ardından sorarız. Ya da bakarız etrafımıza, nerede ruhunda hin duygular barındıran, eli işte gözü oynaşta ve bir o kadar da basit görünüme sahip kadın var. İşte yanında bir bakarsınız ki ona deli gibi aşık olan, cemiyet hayatında saygı duyulan, efendi, hatta bazen yakışıklı, sevgi dolu, tutkulu bir adam var. Adam ne geçmişine bakar bu kadının, ne onunla birlikteyken yediği haltlara. Alır onu, bir prenses haline getiriverir. Hatta ben, çevremde bile o kadar çok rastladım ki böylelerine, selam vermediğiniz kadınlarla gün gelir aynı masada yemek yemek zorunda kaldığınızı bile görürsünüz. Çünkü o kadın artık sizin çevrenizden biri haline gelmiştir.
Neyse aslında bu apayrı bir hikaye. Böyle külkedisi masallarıyla değil benim işim. Elbet herkes seçiminde özgürdür, mutlu olsun kim kiminle olmak istiyorsa. Ama kimi kadınlar vardır, ayakları dimdik basan, güçlü, hayata karşı sapasağlam yürüyebilen. İşte o kadınlar genellikle ağaçların tepelerinde yer alan elmalardandır. Yani ulaşılması zor olanlarıdır. Erkekler ki, "Armut piş ağzıma düş" misali hayatı sevdiklerinden olsa gerek, yukarıdaki elmaları tercih etmezler genellikle. Çünkü hazır düşmüş olanları vardır zaten önlerinde. İşte bu sebeple hep yukarıdaki elmalar soruyoruz "Neden?" diye, suç arıyoruz daima kendimizde. Hatta eminim "Benim neyim eksik " diye soranımız bile vardır. İşte tüm kadınlar aslında bu yazıyı alıp buzdolabına mı asar, kapısına mı asar bilemem ama, mümkünse ezberlesin, içine sindirsin iyice.
Yukarıdaki elmaların hiçbir zaman suçu ya da hatası yoktur. Tek "şansları" yukarıda olmalarıdır aslında. Çünkü mücadeleyi sevmeyen adam, zaten yukarıdaki bir elmayı mutlu edemez ki. Yukarıdaki elmalar ağırdır, taşıyabilmek yürek ister. Bunun bilincine varmış bir kadın, zaten hayatının sonuna kadar yukarıdaki elmalara uzanan erkeğin neden onu değil de yere düşmüş çürükleri aldığının muhakemesini yapmayacaktır beyninde. Çünkü o kadın zaten her şeyi çözmüş olup, seçilmeyi bekleyip, karaları bağlamak yerine hep seçen olarak yaşayacaktır.

Hiç yorum yok: